Hayır demekten çekinmeyin!

Salı 12 Ekim

Hayır demekten çekinmeyin!

 

Çoğu zaman söylemekten çekindiğiniz, ağzınızdan çıkarsa karşınızdakine zarar verebileceğinizi düşündüğünüz bu kelimeyi, gerektiğinde kullanmak önem taşıyor.

 

Her şeye “evet” ya da “olur”, “tamam” dediğinizde aslında hiç de iyi bir şey yapmıyorsunuz. Çünkü bu şekilde hayatı kendinize zindan ediyorsunuz. Olumsuz algısından ötürü sanki kötü bir şey söylüyormuş hissi yaratan hayır kelimesi; aslında içinde özgüven, cesaret ve güç gibi olguları barındırıyor. Söylediğinizde pek de nazik olmadığınızı hissettiren ya da birilerine karşı geliyormuş gibi düşündüren bu kelimeyi en azından günlük hayata dahil edebilmek için birkaç ipucumuz var.

 

Kendinizi mecbur hissetmeyin

Hayır demek, birtakım bencilce davranışlar sergilemeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Siz; ne istediğini bilen, kararlı ve kararının arkasında olmaya çalışan biri olduğunuz sürece hayır demek daha kolay olacak. Önceliği her zaman kendinize verin. Siz istemediğiniz sürece hiçbir şey yapmayın. Çünkü mecbur değilsiniz. Arkadaşlarınızın teklifini sırf reddetmemek ve onları üzmemek için bulunmak istemediğiniz bir ortama girmeyin. İstemediğiniz bir yere gidip surat asmaktansa, teklifi kibarca reddetmek herkes için daha iyi olabilir. Çünkü ısrarlar, ricalar genelde hayır kelimesiyle aranıza girer ve sizi istemediğiniz durumlara sürükleyebilir.

 

Özür dilemeyin

Hayır demek bir suç değil. Aksine sizin ne kadar kararlı ve net bir tutuma sahip olduğunuzu gösteriyor. Bu yüzden bir şeye hayır dediğinizde kendinizi suçlu hissetmeniz için hiçbir sebep yok. Bir teklife hayır dediğinizde dürüst olduğunuzu kanıtlamış ve kısmen yalana başvurmadığınızı göstermiş oluyorsunuz. Yalnızca karşınızdakinin gönlü olsun, kırılmasın, aralar bozulmasın diyerek iyimser duygularınızla hareket ettiğinizde aslında iyilik değil, kötülük yapmış oluyorsunuz. En çok da kendinize! Sizin ne istediğiniz her zaman önemli, bu yüzden özür dilemeye ne gerek var? Tabii isteklerinizde kırıcı ve aşağılayıcı olmadığınız sürece!

 

İç sesinizi dinleyin

Ne istediğini bilmek ve kararlı olmak önemli ama yapabilirseniz. Evlilik, iş ya da başka bir teklifle karşı karşıya olduğunuzu düşünelim. Karar vermeden önce şartları kağıda döküp, ölçüp tartmaya başladığınızda işin içinden çıkamayabilirsiniz. Bu da karar mekanizmasını sarsıntıya uğratır. Oysa ya evet ya da hayır diyeceksiniz. Ama durum öyle karışık ki hangisini seçerseniz, sanki aklınız diğerinde kalacak görünüyor. Tam da bu anda hislerinizi ve iç sesinizi tartıya koyun. Onlar size, kağıda aktardıklarınızdan en doğrusunu verebilecek güçtedir.

 

Sözcüklerinizi değiştirin

Her şeyi denediniz. İçiniz hayır dese de dudaklarınızdan harfler dökülemiyor, bir türlü hayır diyemiyorsunuz. O halde birkaç ufak oyunla sizi hayır kelimesine yaklaştıralım. Direkt olarak hayır kelimesini kullanamadığınızda, bunun yerine “Bugün gelemeyeceğim, teşekkürler” ya da “Sanırım orada olamayacağım, ajandamı kontrol etmem lazım” gibi kalıplarla hayır kelimesine biraz daha ılımlı yaklaşabilirsiniz.

 

Sınırlarınızı koyun

Hayır demenizi zorlaştıran ısrarlardan kurtulmak için kendi sınırlarınızı belirlemeniz gerekiyor. Bunlar; en basit şekilde yemek molanız, kendinize ayırdığınız birkaç saat bile olabilir. Siz sınırlarınızı belirlemediğiniz ve çizmediğiniz sürece etrafınızdakiler bu alanlara dahil olmaya çalışabilir. Sınırları koyamamak, kendi alanını oluşturamamak, özellikle ikili ilişkilerde sıklıkla karşılaşılan problemlerin kaynağı olarak gösterilebilir. Sizi siz yapan hobileriniz, değerleriniz ve vaktiniz her şeyden önemli. Siz kendinizi özel alanınızda mutlu etmediğiniz sürece, karşınızdaki kişiyi de mutlu edebilmeniz çok zor.

Bu makale Formsante tarafından 24Kitchen için hazırlanmıştır.