Mutluluk alışkanlığınız olsun

Salı 12 Ekim

Mutluluk alışkanlığınız olsun

 

Canınızın sıkıldığında ya da zor günler geçirdiğiniz zamanlarda mutlu hissetmenin zor olduğunu biliyoruz. Oysa mutlulukla ilişkinizi sürekli hale getirmeniz mümkün.

 

Hayatımız; iyi-kötü olaylar yaşayıp, birtakım deneyimler edinerek geçiyor. Sürecin bu şekilde ilerlemesinden ötürü her ne kadar kötü olaylarla karşılaşmayı sevmesek de şartlar bizi bu şekilde büyümeye ve olgunlaşmaya mecbur kılıyor. Hal böyle olunca heves ve mutluluk hissi azalıyor ya da şekil değiştiriyor. Büyümesin diye didindiğimiz, enerjimizin kaynağı olan içimizdeki çocuk günden güne biraz daha boy atıyor, yaş alıyor. Hayattan beklentiler değişiyor, öncelikleri bambaşka bir hal alıyor.  Bir yandan zaman geçiyor, güzel hissettiren anları bulmak, yakalamak git gide zorlaşıyor. Tabii ki her gün mutlu hissetmek gibi bir zorunluluğunuz yok. Ancak mutluluğu bulabilmek bu kadar güçken, aslında tek çözümün kendinizde olduğunu  her seferinde hatırlamalısınız. Siz önce kendinizi mutlu edebilin ki çevrenizdekileri de mutlu hissettirin.

 

Hayata pozitif bakın

Bir şeyler yolunda gitmediğinde hemen pes ediyor musunuz? Ya da karşınıza çıkan negatif bir durumu hemen kabul edip, hayatınıza devam mı ediyorsunuz? Bunu neden yapıyorsunuz? Gelin, biraz Pollyanna’cılık oynayalım. Aile düzeninizde, ilişkinizde ya da işinizde birtakım olumsuzluklar yaşamış olsanız da bundan sonra başınıza iyi bir şey gelmeyeceğini nasıl garanti edebilirsiniz? Edemezsiniz! Nefes aldığınız sürece umut var! Birkaç gününüz kötü geçti ya da beklenmedik olaylarla karşılaştınız diye tüm hayatı suçlamayın, biraz sabretmeyi deneyin.

 

Değişime açık olun

Tebdilimekanda ferahlık vardır. Ama siz mekanı sonraya bırakın ve işe kendinizden başlayın. İç huzuru yakalamak, her daim mutlu hissedebilmeye çabalamak için değişiklikten korkmayın. Konfor alanınızı değiştirecek cesareti kendinizde bulmaya çalışın. Öğrenmeye açık olun. Kendinizi başkalarının yerine koyun. Hiç tatmadığınız lezzetleri deneyin. Hayatta giymem diyeceğiniz kıyafete bir kereliğine şans verin. Kısa süreli de olsa olmak istemediğiniz bir yerde bulunun. Tüm bunların sonucunda yaptıklarınızın size neler hissettirdiğine bakın ve kendinizi keşfedin. Belki bu sayede farklı şeyler görüp öğrenerek daha da güçlü hissetmiş olursunuz.

 

Egzersiz yapın

Hareket etmek size sağlıklı ve sapasağlam yılların kapısını aralar. Mutlaka fitness, pilates ya da yoga yapın demiyoruz, demeyeceğiz de… Ama kendinize uygun, sürekli yapabileceğiniz ve hiçbir zaman bıkmadan devam edeceğiniz bir egzersiz türü bulmanız önemli. Sürekli olarak diyoruz çünkü bu en önemli şartlardan biri. Yapacağınız egzersizi bir ya da iki hafta yapıp bırakmanız size hiçbir şey kazandırmayacak. Egzersizinizi bulun ve uygulayın. Keyifle yapın. Unutmayın ki istemeyerek yaptığınız hiçbir şey sizi mutlu etmeyecek.

 

Yardımseverliğin gücünü hafife almayın

Trafikte karşıdan karşıya geçmeye çalışan bir yaşlıya, kırtasiye ihtiyacı olan bir çocuğa ya da alışveriş poşetlerini taşımakta zorlanan bir amcaya... Yeter ki birilerinin işini kolaylaştırmaya çalışın. Neyi, ne kadar yaptığınızın bir önemi yok. İster maddi yardımda bulunun, ister kimsesiz çocukları ziyaret edip onları gülümsetin. Hepimizin içinde bir yerlerde iyilik var. Önemli olan açığa çıkararak fayda sağlayabilmek. Birine yardım ettiğinizde kendinizi nasıl iyi hissedeceğinizi izleyip görün.

 

Güne iyi başlayın

Günaydın, haydi hemen mükemmel bir kahvaltı hazırlayın! Hayır tabii ki tek önerimiz bu değil. Yoğun iş yaşamınız ya da saatsiz uyku düzeniniz sabahları uyanırken işkence çekiyormuş hissi yaratabilir. Tavsiyemiz, yaşam şartlarınız el verdiğince uyku düzeninizi oluşturmanız. Ama biz şimdi başka bir şeyden bahsedeceğiz. Uyanma anından! Gözlerinizi açmaya başladığınız ilk andan itibaren, kendinizi zorlamadan pencereye bir bakış atın. Hafiften uyanmaya başladığınızı anladığınızda günün gerçekten iyi geçebilme ihtimalini düşünün ve şu cümleyi kurun: “Bugün harika geçecek…” Bunu kendinize hatırlatmazsanız, yataktan çıkmanız epey zor olacak. İyi bir şeyler anımsayarak, olumlu enerjilerin yayılmasına izin verin.

 

Özeleştiriden korkmayın

Elinize bir kağıt ve kalem alın. Kendinize dürüst olacağınıza söz verin. Sonra sayfayı ortadan ikiye bölün. Bir tarafına artı, bir tarafına eksi işareti koyun. Bu işaretler sevdiğiniz ve sevmediğiniz yönlerinizi, huylarınızı temsil edecek. Derin bir nefes alın. İlk önce en sevdiğiniz özellikleri not ederek başlayın. İster kısa, uzun cümleler kullanın ister tek kelime… Sevdiğiniz yönleri not ettikten sonra, sevmediklerinize yani en çok dürüst olmanız gereken kısma geçin. Bir düşünün. Sizce hangi özelliğiniz sizi ya da etrafınızdakileri rahatsız ediyor olabilir? Kabul edelim ki hiçbirimiz mükemmel değiliz. Açık ve net bir şekilde kendinizi bir süzgeçten geçirdikten sonra notlarınızı almaya başlayın. Belki uzun bir listeye sahip olacaksınız. Hiç dert değil. Önemli olan sevmediğiniz yönlerinizi belirleyip, onları iyileştirmek için neler yapabileceği düşünebilmekte...

 

Umursamazlık kötü değil!

Hayat sizin. Yaşadıklarınıza, kararlarınıza, savunduklarınıza başkalarının bir şey demeye ne hakkı var? Hiçbirimiz kusursuz değilken, başkasının kararlarına müdahale etmek ne kadar da saçma geliyor kulağa değil mi? İnandığınız, güvendiğiniz, içinizden gelen şeyin peşinden gidiyor musunuz? Cevabınız evet ise sonuç ne olursa olsun doğru yoldasınız demektir. Siz bu hayatı başkaları için değil, sadece kendiniz için yaşıyorsunuz.

 

İç sesinizle konuşun

İlk olarak, kendi kendinize konuşun. “Deli miyim ben?” diye sorduğunuzu tahmin edebiliyoruz. Zaten hangi birimiz zihnimizin içinde kendimizle konuşmuyoruz ki? Kaygılar, düşünceler, olacaklar, olamayacaklar, planlar, sorular ve cevaplar... Hepsi beynimizin içinde fink atıyor. Ama tüm bunlardan farklı olarak, kendinizle konuşabilmeniz gerektiğini savunuyoruz. Kendinize en çok ihtiyaç duyduğunuz anlarda zihninize, kalbinizden gelerek kendinizle konuşun. Konuşun ki çözüm için ilk adımı siz atabilin. Çünkü hep ne diyoruz, sizin sizden başka kurtarıcınız yok!

Bu makale Formsante tarafından 24Kitchen için hazırlanmıştır.