Şekeri gerçekten bırakmalı mı?

Çarşamba 13 Ekim

Şekeri gerçekten bırakmalı mı?

 

Şeker, her ne kadar tatlı olsa da dikkatli tüketilmezse acı sonuçları olabiliyor. Türkiye’de kişi başı günlük şeker tüketimi 35,4 gram olarak açıklandı. Beslenme uzmanlarına göre bu rakam bir hayli yüksek. Çünkü şeker tüketimi, obezite, Tip 2 diyabet ve kalp-dolaşım sistemi rahatsızlıklarına neden olabiliyor.

 

Amerikan Kalp Derneği’nin yayınladığı rakamlara göre; günlük olarak alınması tavsiye edilen şeker miktarı erkekler için 35 gram (150 kalori), kadınlar içinse 20 gram (100 kalori). Aşırı şeker tüketiminin metabolizma üzerine olumsuz etkileri genel olarak insülin direnci ve kilo artışı üzerinden gelişiyor. Kilo artışı aşırı olmasa bile insülin direnci olan, bel ve karın bölgesi yağlanan kişilerde karbonhidrat ağırlıklı yemeklerden birkaç saat sonra reaktif hipoglisemi nöbetleri oluşuyor. Ayrıca kolesterol yüksekliği, kadınlarda kıllanma, adet düzensizlikleri gibi sorunlar gelişebiliyor. Dolayısıyla uzmanlar tamamen kesmek yerine şekerin çok dikkatli tüketilmesini öneriyor.

Daha az şeker tüketmek için şu önerilerde bulunuluyor:

- Her öğünde meyve, sebze ya da tam tahıllı gıdalar tüketmeye özen gösterin. Bu gıdaların karmaşık karbonhidratları kan şekeri düzeyini dengeliyor ve şeker krizlerini önlüyor.

- Kuru kayısı ve kuru incir, çikolatalı gofrete karşı iyi birer alternatif. Kuru meyveler hem tatlı hem de lif, mineral, vitamin açısından zengin oluyor.

- Şeker yerine bal da kullanabilirsiniz. Almanya’nın Freiburg Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, bal kan şekeri düzeyi için şekerden daha faydalı oluyor. Çünkü bal; antibiyotik, antialerjik ve antienflamatuvar etkilere sahip.

- Limonata, meyveli yoğurt ve sporcu gıdaları ise genelde meyve şekeriyle tatlandırılıyor. Meyveden gelen şeker mi? Kulağa sağlıklı geliyor! Ancak uzmanlar fruktozu kilo aldıran bir madde olarak kabul ediyor çünkü bu madde, kan şekeri ve insülin düzeylerini yükseltmeyerek doyma hissini engelliyor.

 

Peki ya tatlandırıcılar?

Tatlandırıcıların avantajları, kan şekeri düzeyini yavaşça yükseltmeleri. Açlıkhissi, tatlandırıcı tüketiminden sonra çabuk oluşmuyor. Tatlandırıcılar ayrıcadiş minesine de zarar vermiyor. Ancak 1 gramında 2,4-4,1 kalori bulunduğu için pek de formda tutmuyor. Tatlandırıcılar yemek ve kurabiye yapımında kullanılabiliyor. Ancak şekerin tatlandırma kapasitesinin sadece yüzde 40–70’i elde ediliyor. Yemekler için özel olarak sunulan tatlandırıcıların ambalajını dikkatle okumakta fayda var. Çünkü bazı maddeler ısıtıldıktan sonra acı bir tat verebiliyor.

Konu tatlandırıcılar olunca doğal kaynakları da atlamamak gerekiyor. En bilineni bal olsa da şeker otu yani stevia bitkisini de unutmamalı. Bu bitki, kanın glikoz düzeyini etkilemediği için diyabet hastalarının tatlı ihtiyacını karşılamak için güvenilir bir kaynak olarak belirtiliyor. Meksika kökenli bir kaktüs olan agavenin işlenmesi sonucu ortaya çıkan agave şurubu da bir başka alternatif. Düşük glisemik indeksli olduğu için sofra şekerine göre kan şekerini daha yavaş yükseltiyor. Tatlı ihtiyacını karşılamaya yardımcı olan diğer doğal besinler arasında keçiboynuzu, hurma ve pekmez de yer alıyor. Ancak her ne kadar doğal olsalar da tüm bu besinlerin önerilen miktardan fazla tüketilmemesi önem taşıyor.

Bu makale Formsante tarafından 24Kitchen için hazırlanmıştır.