Uyku apnesini hafife almayın

Perşembe 14 Ekim

Uyku apnesini hafife almayın

 

En çok horlama ile belirti veren uyku apnesi, tedavi edilmesi ve kontrol altında tutulması gereken bir sağlık sorunu!

 

Horlama, kişinin kendisinden çok partnerini zorlayan bir tablo. Ancak hafife almamak gerekiyor çünkü bu yüzden çiftler ayrı odalarda yatmak zorunda kalabiliyor. Bir adım öteye geçildiğinde ise hastalığın adı “uyku apnesi” oluyor ve erkeğin kalp sağlığından cinsel fonksiyonlarına kadar her türlü fiziksel fonksiyonunu etkiliyor. Gelin, uyku apnesine dair merak edilen soruların yanıtlarına birlikte göz atalım.

 

HORLAMAK BİR HASTALIK MI?

Uykuda nefes kesilmesinin olmadığı horlama kişiye herhangi bir zarar vermez. Eğer horlamayla birlikte uykusuzluk, güne sarkan sersemlik hissi, yorgunluk, konsantrasyon kaybı gibi şikayetler varsa bunun bir hastalık olarak görülmesi gerekiyor. Basit horlamanın tedavisi, nedene yönelik oluyor. Kilo verme, sigara ve alkolü bırakma, egzersiz ve yüksek yastıkla yatma gibi basit önlemler başlangıçta denenebiliyor. Ama burun tıkanıklığı ya da yumuşak damak-dil kökünden kaynaklanan bir sorun varsa bunu mutlaka ayrı olarak ele almak ve tedavi etmek gerekiyor.

 

UYKU APNESİ NEDİR?

Uyku apnesi, uykuda soluk durması anlamına geliyor. Nefes durmaları gece boyunca sık olarak tekrarlayabiliyor. Gençlerde yüzde 4 oranında görülürken, bu oran 60 yaş üstündekilerde yüzde 28’lere ulaşıyor. Özellikle büyük dil, yüksek sert damak, sarkık yumuşak damak, uzun küçük dil, küçük ve geride çene yapısı, büyük bademcikler, burun etleri gibi sorunlar hastalığa zemin hazırlıyor.

 

BU İKİ SORUN VÜCUDU NASIL ETKİLİYOR?

Öncelikle, uyku kalitesi bozuluyor. Kişi sabahları dinlenmiş kalkamıyor. Kendini yorgun ve halsiz hissediyor. Gün içinde fırsat buldukça uyuklamalar yaşanıyor. Sabah şiddetli ağız kuruluğu ve baş ağrısı, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü, unutkanlık, gece terlemeleri ve cinsel istekte azalma ile iktidarsızlık da ortaya çıkan belirtilerden bazıları. Bunların dışında kalp ve beyin gibi hayati organlara daha az oksijen gitmesine bağlı olarak kalp krizi ve özellikle gece gelişen inme riski artıyor. Ayrıca uykudaki nefes durmaları sırasında veya sonunda kalp atımında düzensizlikler hatta ilerlemiş olgularda kısa süreli durmalar, nabız hızında ve kan basıncında yükselmeler olabiliyor.

 

UYKU APNESİNİN TANISI NASIL KONUYOR?

Eğer uyku apnesinden şüpheleniliyorsa tanının kesinleştirilmesi ve hastalığın şiddetinin belirlenmesi için uyku testi yapılması gerekiyor. Uyku laboratuvarında tüm gece uyku incelemesi yapılıyor, birçok parametre kaydedilerek değerlendiriliyor. Bu inceleme sırasında hastanın ne zaman uyanık, ne zaman uykuda olduğu, uykunun hangi dönemlerinde bulunduğu ve bunların gece içindeki oranları belirleniyor. Bunun için elektroensefalografi, göz hareketleri, ayrıca çene ve bacaklardan kas aktivitesi kayıtları, solunum olaylarının belirlenebilmesi için de ağız-burun solunumu, göğüs ve karnın solunum hareketleri, kan parsiyel oksijen basıncı, kalp atımı gibi birçok parametre, baş ve vücuda yerleştirilen elektrot, kemer ve diğer sensörlerle kaydediliyor.

 

CERRAHİ TEDAVİ HANGİ DURUMLARDA GEREKİYOR?

Cerrahi tedavinin başarısı doğru hastada doğru ameliyatı yaptığınız zaman var. Eğer burunda ileri derecede tıkanıklık varsa; burun kemiği eğriliği ve burun eti büyümesi ameliyatla düzeltilmeli. Dil kökü ve yumuşak damak problemi olanlarda daha dikkatli bir yaklaşım gerekiyor. Cerrahi yöntemler arasında en sık uygulananı UPPP ameliyatı. Bu ameliyat ile bademcikler, küçük dil ve yumuşak damak başta olmak üzere üst solunum yolundaki yumuşak doku fazlalıklarını azaltmayı ve dokuları gerginleştirmeyi amaçlıyoruz. Bu yöntem her zaman kesin sonuç vermeyebilir, yıllar sonra horlama ve apne tekrar ortaya çıkabilir. Bu nedenle seçilmiş hastalarda yapılması daha uygun oluyor. Bunların yanı sıra dili askıya alma, dil köküne radyofrekans uygulaması ve çene ilerletme ameliyatları da uygun hastalarda uygulanabiliyor.

 

KİŞİ BU SORUNA KARŞI ÖNLEM ALABİLİR Mİ?

Öncelikle kişinin sosyal alışkanlıkları kontrol altına alınmalı, sigara ve alkol kesinlikle bırakılmalı. Gece hafif yiyecekler yenilmeli, un ve şekerden uzak durulmalı, eğer obezite varsa kilo verilmeli. Düzenli olarak yürüyüş, yüzme ve egzersiz yapılmalı.

 

CİNSEL FONKSİYONLARA ETKİSİ VAR MI?

Uyku apnesi cinsel fonksiyonları olumsuz etkiliyor. Çünkü uykusuz, yorgun ve konsantrasyonu bozulmuş bir vücudun cinsel performansı yeterli olamıyor. Ayrıca cinsel organlara giden kan, oksijen miktarı düşük olduğu için yeteri kadar temiz olmuyor.

Bu makale Formsante tarafından 24Kitchen için hazırlanmıştır.